Giriş veya Kayıt Ol

Sitemizdeki Üyelik Problemi Giderilmiştir...

 

  Ziyaretçi: 114 Üye: 4 Toplam: 118   ToplamUye: 4595   Son Üye  kripto

Bingöll ili haber ve internet sitesi-Bingol Ab-i Hayat Gazetesi :: Cevap gönder
 SSS  •  Arama  •  Üye Listesi  •  Kullanıcı Grupları   •  Kayıt  •     •  Profil  •  Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın  •  Giriş

Bingöll ili haber ve internet sitesi-Bingol Ab-i Hayat Gazetesi Forum Ana Sayfa » Şiir

 Cevap gönder
Kullanıcı Adı
Konu
Mesaj Gövdesi

İfadeler
Very Happy Smile Sad Surprised
Shocked Confused Cool Laughing
Mad Razz Embarassed Crying or Very sad
Evil or Very Mad Twisted Evil Rolling Eyes Wink
Exclamation Question Idea Arrow
Daha çok ifade görüntüle

     

 

 justifyrightcenterleft   bolditalicunder line   fadegradient   Right to LeftLeft to Right   Marque to downMarque to upMarque to leftMarque to right

 

 CodeQuote   URLEmailWep Page   ImageFlashVideoStreamReal Media   H-Line   Remove BBcode

Seçenekler
HTML Açık
BBCode Kapalı
İfadeler Açık
Bu mesajda HTML kullanma
Bu mesajda İfadeleri kullanma
  

Geçiş Yap:  

 Orjinal Mesaj
Yazar Mesaj
elfida
MesajTarih: Prş Ağu 30, 2007 5:13 pm    Mesaj konusu:
[b]Yitik öyküdür)
Tarihten iki ayrı coğrafyaya damlayan
İki ayrı yürekte durmadan kanayan
Seyduna’yla Şahrud
Yüreklerin akarken bıraktığı izi
Birbirlerinin gözlerinde aradılar.
Yoktu.
İki iklim farkıydılar
Ne zaman göz göze değseler
Yangın çıkmayacak denli uzaktılar.
Yalnızca aynaların dökülen sırrına yansırdı
Üçüncü bir kente düşmüş suretleri

Şahrud gökyüzü geliniydi.
Yüzüne bulut inse dolardı masal gözleri.
Bir solukluk rüzgarda bile
Usul usul kanardı gelincik bedeni.

Seyduna yeryüzü cehennemi.
Ölüm, çağrılı uçurumlarda sınardı sevdasını
Yalnız ufuk çizgisinde buluşurlardı,
Onu da güneş günde iki kez ateşe verirdi.

İki iklim ayrıldılar.
“Ya Şahrud!” dedi Seyduna
“Gözlerime mermi diye sevdanı sürdüm.
Ardına bakma, gözyaşımla vurulursun.
Su gibi git.”

Şahrud’un yüzüne keder mayın gibi durdu.
Ve zaman gözlerinin su yeşilinde kuruldu.
Hüzün bir Buda heykeli gibi çırılçıplak,
Yüzlerine oturdu.

Rivayet odur ki,
Şahrud vardığı denizlerde hala
Seyduna türküleriyle uyanmakta,
Seyduna, Şahrud’un gözlerinden kalan
Masalla yaşlanmakta.)

[/b]
elfida
MesajTarih: Prş Ağu 30, 2007 4:16 pm    Mesaj konusu:
[b][size=18]ayriliklarida olan mevsimin en uzak dallarina tutunmalariydi
mevsim haziran sonunda kendini yakinca koptular
ve artik birbirilerinin kisinda bile yoktular..............[/size]

çooooook güssel yaaaa sayende çok sevdım bu şiiri parmaklarına sglık
bu arada hoşgeldin aramıza güsel insan seni burda görmek çok güssel........paylaşımın için teşekkurler.....


[/b]
umudayelken12
MesajTarih: Prş Ağu 30, 2007 7:28 am    Mesaj konusu: SAHRUD ve SEYDUNA
tarihten iki ayrı coğrafyaya damlayan
iki yürekte durmadan kanayan
seydunayla sahrut.
yüreklerinin akarken bıraktığı izi birbirlerinin gözlerinde aradılar yoktu.
iki iklim farkıydılar
ne zaman göz göze değseler yangın çıkmayacak denli uzaktılar.
yalnızca aynaların dökülen sırrına yansırdı
üçüncü bir kente düşmüş suretleri.
ŞAHRUT; gökyüzü geliniydi,
yüzüne bulut inse dolardı masal gözleri.
bir solukluk rüzgarda bile,
usul usul kanardı gelincik bedeni.
seyduna; yeryüzü cehennemi
ölüm çağırır uçurumlarda sınardı sevdasını.
..
yalnız ufuk çizgisinde buluşurlardı
onu da güneş günde iki kez ateşe verirdi.

iki iklim ayrıldılar
'ya şahrud' dedi seyduna
'gözlerime mermi diye sevdanı sürdüm,
ardına bakma,gözyaşınla vurulursun,su gibi git'
şahrudun yüzüne keder mayın gibi durdu,
ve zaman gözlerinin su yeşiline kuruldu,
hüzün bir buda heykeli gibi çıpılçıplak yüzlerine oturdu.

ve hayat o dur ki;
şahrut vardığı denizlerde hala seyduna türküleriyle uyanmakta,
seyduna; şahrudun yüzünden kalan masalla yaşlanmakta ...


:::::::::::::::::::::::::::Smile


BAHARA YENİLDİLER


iki ayri baharin daliydilar
biri ilk digeri sondu
ve kanter icinde bir yaz aralarinda duruyordu,bahara yenildiler
sahrud taptazeydi,filizdi
yüregi günesi icecek denli kar yanginiydi.
her ucu ayri bir yesile sevdali,
cemreler yasamla arasinda ana sütüydü
toprak var gücüyle ayakda tutuyor
kendini ve dogurganligini ona sunuyordu
sahrud ise her dali yesile bir tomurcukla karsilik veriyordu
ictigi her damla günesle cicekleri citliyordu..
sanirsin rengarek gülümseyen yeryüzüydü
seyduna ölüme ölümüne yakindi cinardi
sahrudun giyindigini soyunuyordu
ve gelinsi dallari soyundukca ciplakligindan utaniyordu
solan yüregiyle her seher güne biraz daha sari duruyor ve biliyordu
ten sogumasi cogu kez,elinde ak kefeniyle vaktinden önce geliyordu
ölümle yakin dostluguna birazda bu yüzden minnet duyuyordu
seydunayla sahrudun tek ve bütün baglari
ayriliklarida olan mevsimin en uzak dallarina tutunmalariydi
mevsim haziran sonunda kendini yakinca koptular
ve artik birbirilerinin kisinda bile yoktular..............

::::::::::::::::::::::::::Smile

KAÇAK

Kaçağım, eşkıya aşklar yaşarım durmadan,

Kaşla göz, dağla uçurum arası

Konar göçerim

Sürgünlüğümü yurtlanmaz yerleşik sevdalar

Sığsın isterler defnelerim, küçücük saksılarına

Yetmez dağ başlarının teslimiyeti istenir

Ya katli ya ihaneti

Bilmezler bir başka yol olduğunu

Yani

Ben

Eşkıya

Her puslu gözlerimdeki,

Dumanlı dağlara sevdam

Zülfünde gölgeye sığınmam bundandır

O zaman keyif çatarım silah diye sevdanın doruğuna

Buzullar erir nehirler yatak değiştirir

Sevdalarını ışıklarında yıkarlar

Sonrada yürekleri seslerinde gürül gürül akarlar

Çıplak suretlere dağ başları resmeder o dem

İklim değişir hüzün olur

Yüreğinden gayrısına sır vermediğim doğrudur

Kaçaklık bu

Hadi gel ŞAHRUDUM dağlara gövde verelim

Göğsüm tahtasının altı ol

Yoksa vuracak beni hasretin bir tenhada

Yakışır mı bir kaçağa ecel eliyle ölmek…

:::::::::::::::::::::Smile

NEFESİMİ

Ayrılıklar uyandırmalı
Emanet eden bir
Eşkıya sevda ki; zulasında asılı
Durur kefenlediği ölümü.
Ellerinin çeliğine su verilmiştir ta
Adem`den beri. Bilir ve intihar
Cüretiyle yoklar yüreğinin tetiğini.
Güneşin kızılca kıyametine çatar
Kuruyan umut dallarını. Yanacaksa
Cehennemden beter yanmalı!
Kim anlar ki eşkıyanın sağlamlığını;
Özleminin çiseyle yıkanmış şafak
Değerini kim? Hani ellerine kuşlar
İnerdi, kardan üşüyen kuşlar...
Bahçen kuş sevinçleriyle inlerdi ay
Şahrud.
Eşkıya yüreğime çığ düştü
Üşüyorum ha...
Aç ellerini.

...................................Smile

Sana geldim Sona
Sen de yeryüzüdür gökte bulan
Ey Suların sonsuzluğu
Bakışlarım demir atsın gözlerinin limanına
Fırtınalara yorgun yüreğim ; Sana
Bütün Sabahlarım sesinde ağarsin
Keder tırmanmasın yüzüme bir daha;Sarmaşık gibi;
Öpüşlerin damlasın çöl dudaklarıma
Biliyorum; Yüreğim durgun sudur; dindiğim
Korku kıyılarımı sildiğim
Sana geldim
Sustum ve yumdum
İki damla ateş düşürdün gözlerime
Al uslandır korsan bedenimi
Gece kanat çırpsın parmaklarımda
Birbirimizden kaçıracak yerimiz kalmasın
Birleşsin yağmur soylu ellerimiz
Bırak öpüşlerim ağzını kapatsın
Uzun uzadıya susarak kalalım birbirimizde
Sabaha söyleceyek Söz bırakmayalım
Köpekler gibi havlayan acılarımız sussun
Sevda çözmesin kendini bizden
Sularca gülüşelim
Yüreğim alıkoysun gitmelerimi
Sona geldim Sana !!



 

Bize Ulasin    Reklam Verin    Kadromuz   Tavsiye Edin  Site Haritasi

 1: Bingöl  2 Ziyaret 2: Doğu iş rehberi  51 Ziyaret 3: Bingöl İş Rehberi  82 Ziyaret 4: Ajans Doğu  403 Ziyaret

Siteni Ekle




PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.



 

Bingolum.com ©