 bingöllü üye
|
Kendimce söylenip dururdum, insanların geçmişi insanların en büyük açığı ve en büyük yarasıdır. Her ne kadar güzel diye tabirlediğimiz o anıların izlerini at gözlüğüyle göremediğimiz gibi, renginide pembe camlı gözlüklerle farkına bile varmamız mümkün değil. Çünkü o anların hayali hep düşlediğimiz gibi veya kendimizi mutlu ettiğini sandığımız karelerle canlanır...
Ne yazıkki sonu hep hüsrandır..
ve bu yüzden geçmişin hatalarına verilen her ceza geleceğin karanlıklarını aydınlatan mumları söndürmektir.
Bugün ben o hüsranı yaşadım. Kendi düşen ağlamaz ama ben hıçkırıklara boğuldum. Pişmanlık en kötü işkencedir. Bile bile işkenceye maruz kalmak teslim olmaktır. Bugün ben bu duyguları yaşadım. Mutlu gününde Rabbimin seni verdiği günün şükrünü büyük bir coşkuyla beraberce dilek dileyerek kutlamak en içten istediğim duygulardan birisi...
Her ne kadar mumu üflediğinde alevinin sıcaklığı tenime değmesede,
O mutlu günün anlamını belirten ve mutluluğun paylaşıldığının en büyük kanıtı olan yaş günü pastanı tatmasam da inanki ben her zaman o mutluluk halkasında bulunacam. Birtek yaş gününde değil seni temin ederimki bütün mutlu günlerinde yanında olacağım her ne kadar kahrolsamda dileklerim ve dualarım hep seninle tıpkı şuanda olduğu gibi...
Tuttuğun Dileklerin Üflediğin Mumu Söndüren Nefes Kadar Çabuk,
Yaşamının Her Gününü Doğum Gününmüş Gibi Sevdiklerinle Mutlu Geçirmen ve Her Zaman Mutlu Olman Dileğiyle Nice Mutlu Yıllara .. |
|