Gürültünün Kalbinde Yaşıyoruz Sessizce

27.07.2017

0 Yorum

Gürültünün Kalbinde Yaşıyoruz Sessizce

Hayata neyle başlarsak başlayalım elimizde çok az şey kalıyor çünkü bir timsahın ıslak gözlerinde dönüyor dünya.

Nihayet akşam olmuş, karanlık her yere ulaşmıştı.

Standart cihazların standart insanlara dönüştüğü bir dünyada herkes varoluş sancısı çekiyordu.

Kimisi otuz saniyelik bir zamanda yaratıyordu kendisini kimisi de üç ya da beş kelimeden yaratılıyordu. Gökyüzünde kaybolmuş bir kuşun içindeydi dünya.

Sahici bir şey göremeyen ve söyleyemeyen bir kalabalığın içindeymiş gibi hissediyordum. Bu saçma his yüzünden kafamın içinde yaşamak yaşam tarzım olmuştu.

Üzün süredir kafamın içindeyim.

Bir vakit sonra insan kendi kafasından da sıkılır. İnsan görmek istiyordum.

Kendimi büyük bir denizin etrafında gezinirken buldum. Onlarca bank yanyana sıralanmıştı, her birinin arasında yaklaşık olarak on adım uzaklık vardı; on yıl varmış gibi…

İnsanlar denize karşı oturmuşlardı.

Elim bir cigara, kafam bir dünya, ayaklarım bir kaplumbağa, gözlerim uykuya direnen bir kelebek.

Tutarsız bir telaşla birbirine uzak iki zamanın arasında yürür gibi yürüyorum.

İlk bankta bir kadın ve bir erkek oturuyordu. Bakışlarından ve dokunuşlarından belliydi, yeni tanışmışlardı. Dünya sanki onların cümlelerinden yaratılmıştı. “Bizden daha fazla birbirine ait hisseden iki insan daha yoktur.” der gibi bakıyorlardı.

İkinci bankta yalnız bir kadın oturuyordu. Çok uzaklara bakar gibi bakıyordu. Yitirilmiş bir aşkın durağında bekleyenlere özgü bir hali vardı. Martılara simit atıyordu.

Üçüncü bankta yalnız bir adam oturuyordu. Sağ elinde kaybolmuş bir kadın, sol elinde ise yok olmuş bir hayat duruyordu. Dalgın ve mahzun bakıyordu denize.

Dördüncü bankta bir kadın, bir adam ve iki çocuk oturuyordu. Yanlış yaşanmış bir hayatın resmi gibiydiler.

Beşinci bankta bir adam, bir kadın ve iki çocuk oturuyordu. Yarım kalmış bir hayatın kanıtı gibiydiler.

Altıncı bankta mutsuzluk oturuyordu.

Yedinci bankta hiç olmayacak bir erkek bir kadın ve hiç doğmayacak iki çocuk gösteriş tanrısı rahminde oturuyordu.

Sekizinci bankta ise ölüm oturuyordu.

Gürültünün Kalbinde Yaşıyoruz Sessizce

MUSTAFA KALKAN

İlgili Terimler :

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.