EN FAYDALI MİKROP!

27.09.2015

0 Yorum

EN FAYDALI MİKROP!

O bir gönül insanı. Eğlence hayatının sevilen ismi. Sahnelerin şarkıcısı ve talk şov ustası… Sıkı bir Zeki Müren hayranı. Aynı zamanda proje gönüllüsü ve hayırsever. Yeşilçam klasiği gibi bir hayatı var. "Mikrop Hikmet" lakabıyla tanınan sanatçı Hikmet Durmuş, tuvalet temizleyerek başladığı çalışma hayatında sahnelere yükselerek İzmir halkının sevgilisi oldu. İmam hatip lisesinden dereceyle mezun oldu. İzmir dışına gittiğinde hafızlardan müsade alarak ezan da okuyor. 


Siz de İzmir’e "iyi bir iş" umuduyla mı göç ettiniz? 

Evet, 1970’li yıllarda 8 kardeşimle Bingöl’den bir kamyona binip İzmir’e geldim. Zor yıllardı. Almanya’da çalışarak bize bakan babamın İzmir’e gelmesini beklerken, cenazesi geldi. Hastaymış, bize söyleyememiş. Bize annem hem annelik hem babalık yaptı. Ailemde herkes küçük yaşta kendi başına bir yerlerde çalışmak zorunda kaldı. 


Hem çalışıp hem okuyanlardan mısınız?

Okudum, çalıştım, tiyatro sahneledim, folklor oynadım, skeçler yazdım. Ortaokulu bitirdikten sonra imam hatip lisesine gittim. "Bu çocuk okumaz" diyorlardı. İyi okudum, müezzinlik ve imamlık sınavlarında aldığım puanlarla derece yaptım… İlahiyat okumayı hiç düşünmedim. Üniversitede finans bölümünü okudum. Ardından servis ve bar bölümünü bitirdim. 

Sahne dünyasına nasıl adım attınız? 

Bir restoranda komilik yaparken, müşterilere şarkılar söyler, Zeki Müren’i taklit ederdim. Bir gün oryantal dans yarışmasına katıldım. Yüzüme peçe takıp dans ettim. Akşam evde haberlerde kendimi izledim. Annem ‘erkek böyle oynar mı’ dedi. Tanımamıştı… Basmane’de bir otelde sahne alıyordum, ücretsiz. Gündüz giyim mağazasında çalışıp para kazanıyor, akşam şarkı söylüyordum. Bu sırada kendimi geliştirme fırsatım oldu.


"Mikrop" lakabı nereden geliyor? 

Müşterilerle sürekli gülüp eğleniyorduk. Bana ‘ne mikrop adamsın, çok mikropsun’ diye takılıyorlardı. Bir gün patronlarım "Sana bir sahne adı lazım" dediler ve "Mikrop" oldum. Başta karşı çıktım. Çünkü zararlı bir şey… Anneme söylediğimde "Seni mikrop desinler diye büyütmedim" dedi ve haftalarca konuşmadı. Sonra bir araştırma yaptım. Mikropların da insanlar gibi iyi ve kötü olarak ayrıldığını öğrendim ve bu lakabı sevmeye başladım. 

Şov dünyasındasınız ama içki ve sigara yok? 

Hiç sigara ve alkol kullanmadım. Müşterilerime de abartmadan "İçki içmeyin, sizler ve çocuklarınız bu zararlı alışkanlıklardan uzak olsun" şeklinde ufak mesajlar veriyorum. Herkese saygım sonsuz ama sağlık çok önemli. 

Komutanla uğraşınca… 

Unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız? Kısa dönem askerlik yaptım. Bir gün komutan odasına çağırıp bağırmaya başladı. Anlam veremedim. ‘Tamam, peki’ diyordum fakat daha da sinirleniyor.. Sonra gülmeye başladı ve "Sen beni eşimin yanında utandırdın" dedi. Anlam veremedim ilk başta. Meğer beni izlemeye gelenlerden biriymiş. Büyük ihtimalle esprilerimle yorduğum biriydi. 

Atalay Noyaner’in önerisi 

Sakalınız neden kırmızı? Rahmetli patronum Atalay Noyaner, "Sen sanatçısın, faklı olmalısın" derdi. Sakalımı kırmızıya boyamamı önerdi. O günden bu yana hep kırmızı. Biliyorsunuz kendisi üniversite mezunu tek gazinocular kralıydı. Çok saygıdeğer biriydi. Hakkı Bulut sayesinde tanıştık. Bir düğünü davet edildim ve şovumu yaptım. Program sonunda benimle çalışmak istediğini söyledi. Ondan çok şey öğrendim. 
"Birdi, bin oldu" 

Mikrop nasıl yardım meleği oldu? 

İnsanlara yardım etmek beni mutlu ediyor. Bir gün matine yaptığımız kadın arkadaşlar, ‘Mikrop, seni hep sahnede görüyoruz, bir kahvaltı düzenleyerek seni tanımak istiyoruz’ dedi. Kabul ettim. 10 kişi ile oturacağız dedik, kişi sayısı 100’e ve bine çıktı. Ben de her gelen ilik kanserli çocuklar için oyuncak alsın istedim. Ertesi gün binlerce çocuğumuzu sevindirdik. Ardından "Biz Bize Yeteriz" adı altında bir grup kurduk. Hayır işleri yapıyoruz.Yeni Asır

İlgili Terimler :

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.