HDP: Ortak yaşam iradesi bombalanıyor

TSK ve ÖSO’nun birlikte düzenlediği Afrin operasyonuna ilişkin açıklama yapan HDP: “Ortadoğu’da bir dünya savaşı çıkartılmaya çalışılıyorken, Türkiye’yi yönetenlerin bu kadar gerçeklikten uzak yaklaşımları sadece ateşi büyütmekle kalmayacak, Türkiye toplumunun ortak yaşama iradesini de bombalayacaktır”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl İl Örgütü, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) birlikte düzenlediği Afrin operasyonuna karşı basın açıklama yaptı.

HDP il binasında yapılan açıklamada merkez ilçe başkanı Zeynel Barlas,” Ortadoğu’da bir dünya savaşı çıkartılmaya çalışılıyorken, Türkiye’yi yönetenlerin bu kadar gerçeklikten uzak yaklaşımları sadece ateşi büyütmekle kalmayacak, Türkiye toplumunun ortak yaşama iradesini de bombalayacaktır” dedi.

HDP’den BOP Benzetmesi

“Operasyonun başladığı günün 20 Ocak olması Ortadoğu tarihi açısından son derece sembolik öneme sahip. BOP projesini hayata geçirmek isteyenler de 2000’li yılların başlarında medyada görsel şovlarla süreci başlatmışlardı. Medya üzerinden aktarılan bilgiler, manipülasyonlar gerçeği örtmeye yöneliktir. Televizyon ekranlarındaki çok bilmiş stratejistler, yorumcuların hangi analizleri doğru çıktı, hangi tahminleri gerçekleşti? Bu isimlerin kamuoyundan özür dilemeleri gerekir. Ama sadece yorumcular değil, resmi kurumlar da halkı yanıltan açıklamalar yapıyorlar. Operasyonun hedefinin IŞİD olduğuna dair açıklamalar yapıyorlar. Biraz önce Başbakan da benzer bir açıklama yaptı. Rakka’dan kaçan IŞİD’lilerin oraya sığındığını, operasyonun onun için yapıldığını söyledi. Kendisi inanıyor mu, takdiri size bırakıyoruz.”

Barlas: Meclis Kış Tatilinde

Kritik dönemde meclisin kış tatitilinde olduğuna dikkat çeken Barlas “Bu saatlerde farklı illerde açıklamalar yapılıyor. Diyarbakır il binamızda bile açıklama yapılmasına izin verilmiyor. Barış denilmesinden, savaşı durdurun denmesinden bu kadar korkulması aslında her şeyi özetliyor. Bir başka korku daha var; bu konular konuşulmasın diye Parlamento tatil edildi. 3 partinin ortak imzası ile, bu kadar kritik gündemde milletvekilleri kış tatiline gönderildiler. Meclis bütün unvanlarını, gazi unvanı da dahil tüm unvanların 1920’de savaşı yürütürken bile her şeyi tartışmasına borçludur. Ama bugün Meclis tatildedir” ifadelerini kullandı.

Barlas: Ortak Yaşam İradesi Bombalanıyor

“Ortadoğu’da bir dünya savaşı kotarılmaya çalışılıyorken Türkiye’yi yönetenlerin bu kadar gerçeklikten uzak yaklaşımları sadece ateşi büyütmekle kalmayacak, Türkiye toplumunun ortak yaşama iradesini de bombalanacaktır. IŞİD Türk askerlerini yakarken operasyon düzenlemeyenler şimdi nasıl bir tehdit görüyor? Çok yakın tarihlerde Kilis’te okulların bahçesine bombalar düşüyordu kimse operasyon yapmayı düşünmedi. Türk askerleri canlı canlı yakıldı, aylar boyunca bu vahşet kabul bile edilmedi. Onları tehdit olarak görmeyenler Kilis’e bombalar atıldığını iddia ettiler. Êfrin- Kilis arası kaç km? Gerçekten Êfrin’den mi atıldı? İşte manipülasyonların sonu yok.  Başbakan, ‘orada zulüm vardı’ diyor. Madem Êfrin’de zulüm vardı da insanlar niye oraya göç ediyor. Êfrin’in nüfusu aldığı göçlerle neden ikiye üçe katlandı. Sünni Araplar da niye oraya sığındı. Bu provokatif yaklaşımın bedeli ağır olacak.”

Barlas IŞİD Vahşetini Hatırlattı

IŞİD vahşetine değinen Barlas “Türkiye komşularıyla nasıl bir Ortadoğu hayali kuruyor, nasıl komşularla yaşamak istiyor, bu tercihin arefesinde. Kadınları kafeslere konulup pazara çıkardığı bir Ortadoğu ile mi komşu olmak istiyor? yoksa çoğulculuğu anayasasında güvenceye almış, barış içinde bir Ortadoğu’yu mu tercih ediyor?”  dedi.

Bombaları sorunu çözmediğini belirten Barlas “Bu gerçekten Türkiye’ye yönelik bir tehditten kaynaklıysa ya da bir iç güvenlik sorunu ise bu tehdide karşı hangi girişim başarılı oldu. 30 yıldır başta Kandil dahil birçok bölge defalarca bombalandı. Bu hangi sorunu çözdü. Kürtler Ortadoğu’da değişimin dinamiğidir, barışın köprüsü olma potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla bu bombalar sadece dağları değil halkların ortak gelecek kurmasına yönelik bombalardır.” Dedi.

Süleyman Şah Göndermesi

“Türkiye Kobanê sürecini yaşadı, Süleyman Şah Türbesinin taşınmasına tanıklık etti. Süleyman Şah zeytin dalı idiyse Afrin’e yapılan saldırı da zeytin dalının kırılmasıdır. Türkiye’nin çıkarına olan, sorunları konuşarak çözmek midir, yoksa bombayla, ölümle çözeceğini sanmak mıdır?”

Barlas: Hangi Tavizler Verildi?

“Bu coğrafyada yüz yıllarca kan döküldü. Birileri bu kanın dökülmesinin devam etmesini istiyor. Bu operasyona izin verenler de Türkiye eliyle başka hesapların, başka arayışların içindeler. Bu oyunu bozmak hepimizin görevi.  Afrin’e karşı Rusya’ya ne taahhüt edildi bilmek istiyoruz. Operasyona onay verenler Türkiye’den hangi tavizleri kopardı, bilmek hepimizin hakkı.”

Barlas’dan Saddam Benzetmesi

“Operasyonun ismi zeytin dalı. Zeytin bütün Ortadoğu medeniyetlerinde barışın sembolü. Kuran’da da zeytine gönderme yapılır. Ama bu saldırı başka çağrışımları hatırlatıyor. Saddam da yıllar önce Kuran’dan bir kavramı “enfal”i tercih etmiş, binlerce çocuğun kadının hardal gazıyla katledilmesi Kuran’dan bir ayetin adıyla gerçekleşmişti.”

Diyanet’i Eleştirdi

“Diyanet İşleri Başkanlığı çok ilginç bir rol oynuyor. Fetih suresini böyle bir facianın ismi olarak sunmaya kalkıyor. Fetih işgal demek değildir. Siz işgali fetih sanırsanız açılım yapma imkanının önünü dini duyguları kullanarak kesmiş olursunuz. Yoksulların sıvasız evlerine taziye çadırları kurulmasından başka sonuç elde edilmeyecek. Bu saldırının Ortadoğu halklarına hiçbir faydası olmayacak, aksine çok büyük kayıpları beraberinde getirecek. Fethi bu kadar ısrarla kullanmaya devam ederlerse görecekler ki yoksulların sıvasız evlerine taziye çadırları kurulup Fatiha okunmasından başka sonuç elde edilemeyecek. Yoksulluk elbette hiçbir halkın tercihi olmaz. Verginin, alın terinin, emeğin bombaya gitmesini kimse tercih etmez. Suriye’de savaş bir an önce gitsin, Suriyeliler evlerine dönebilsin beklentisi varken yeni göç dalgaları kimsenin tercih ettiği bir durum olmaz.”

 

Barlas:  Göz Yuman Muhalefet Olmaz

“Türkiye önümüzdeki yıllara belli ki sadece OHAL ile değil savaş halinde girecek. Savaş halinin demokrasi için özgürlükler için ne anlam ifade ettiğini ağır bedeller ödeyerek öğrendi. Bu süreç, Türkiye’de barıştan yana olanların sözlerinde ne kadar tutarlı olduğunun göstergesi olacak. Kandan beslenenlere göz yuman muhalefet olamaz. Muhalefet gerçekten barışı, demokrasiyi getirmek iddiasındaysa bu suça ortak olmayarak ilk sınavını vermek zorunda.”

 

Barlas’tan Çar Benzetmesi

“İronik bir durum daha var; bundan 100 yıl önce Rus halkının Çar’dan kurtulmasının sembol savaşlarından birisi Çanakkale Savaşıdır. Çanakkale’de direnenler Rus halkının  özgürleşmesinin önünü açmıştı. Bugün Êfrin’de direnenler de Türkiye’yi çar zihniyeti ile yönetilmekten kurtaracaktır. Toplumsal muhalefetin bu irade kurma operasyonu karşısında silkelenmesini ve kendi durduğu yerin farkında olmasının altını çizmek istiyoruz. Türkiye’de Aleviler, emekçiler, dindarlar, yoksullar savaş istiyorlar mı? Eğer halk, toplum istemiyorsa bu savaşı kim, niye istiyor? Toplumun bu soruyla yüzleşmesini sağlamak da muhalefetin birinci görevi olmalıdır. Biz, savaşa karşı her çabayı sonuna kadar destekleyeceğiz. Savaş nasıl gözü dönmüşlüğü beraberinde getiriyorsa barış da bir o kadar cesareti, kararlılığı ve kapsayıcı bir muhalefet inşa etmeyi beraberinde getirecek. Biz de bu inançla çalışmalarımızı barışın sağlanması, kanın durması, bütün halkların onurlu barış içinde yaşayacağı bir coğrafyanın inşası için vereceğiz.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.