istanbul escort istanbul escort

Köşe Yazıları

İlk Buluşma

İlk Buluşma

Köşe Yazıları, Kültür & Sanat
GERÇEK SONRASI YENİ DÜNYA Birinci Bölüm CADDE’DE HUMMALI BİR NÖBET 1 Bulutların gökyüzüne kalıcı yerleştiği hissi uyandırdığı bir Şubat ayının son Perşembe günüydü. Karanlık yeryüzüne henüz çökmüştü. Gün akşam sularında seyrediyordu kenti. Hava o kadar soğumuştu ki yağışlı bir günden kaldığı her halinden belli olan kaldırım çukurlarında toplaşan su neredeyse dördüncü haline dönüşecekti. İkisi de az sonra olacaklardan habersiz Bingöl Üniversitesi’nin aşağı kısmına düşen uzun mu uzun bir cadde boyunca yürüyordu. Picasso tablolarını andıran caddenin insanı ürperten bir görüntüsü vardı. O caddede yürüyen herkeste huzursuzluğa benzer hastalıklı bir duygu oluştuğu rahatlıkla gözlenebilirdi. Her on adımda bir; uzun süredir aç kalmış bir insanı andıran çelimsiz bir ağaç ve uzun m
12’inci Cadde’de Hummalı Bir Nöbet

12’inci Cadde’de Hummalı Bir Nöbet

Köşe Yazıları, Kültür & Sanat
Bulutların gökyüzüne kalıcı yerleştiği hissi uyandırdığı bir Şubat ayının son Perşembe günüydü. Karanlık yeryüzüne henüz çökmüştü. Gün akşam sularında seyrediyordu kenti. Hava o kadar soğumuştu ki yağışlı bir günden kaldığı her halinden belli olan kaldırım çukurlarında toplaşan su dördüncü haline dönüşmek üzereydi. İkisi de az sonra olacaklardan habersiz Bingöl Üniversitesi’nin aşağı kısmına düşen uzun mu uzun bir cadde boyunca yürüyordu. Picasso tablolarını andıran caddenin insanı ürperten bir görüntüsü vardı. O caddede yürüyen herkeste huzursuzluğa benzer hastalıklı bir duygu oluştuğu rahatlıkla gözlenebilirdi. Her on adımda bir; uzun süredir aç kalmış bir insanı andıran çelimsiz bir ağaç ve uzun mu uzun ince mi ince bir sokak lambası vardı. Lamba ışıkları Bingöl kenti gibi ölgün ve m
Bingöl’de Zazaca Hamlet Rüzgarı

Bingöl’de Zazaca Hamlet Rüzgarı

Bingöl Haberleri, Köşe Yazıları, Kültür Haberleri, Tiyatro
Bingöl Belediyesi Şehr-i Bingöl Tiyatrosu Zazaca ‘Hamlet’ oyununu sahneledi. 2017 yılı Kültürel faaliyetler kapsamında yetişkin ve çocuklara yönelik çok sayıda oyun sahneleyen Şehr-i Bingöl Tiyatrosu, Zazaca oyunlarla büyük beğeni topluyor. Yıl içerisinde sahneye taşıdığı ‘Hawali Alan’, ‘Wesyita Musayit’ ve ‘M4hmud’ oyunlarıyla tiyatro severlerin gönlünde taht kuran Şehr-i Bingöl Tiyatro ekibi, William Shakespeare tarafından 1599 ile 1601 yılları arasında yazılan temasında trajedi işlenen ‘Hamlet’ oyununu gösterime sundu. Oyunun ilk perdesinde sahnelenen ‘Aqıl Şenık Bar Gırun’ oyunu, akıllılar ve akıl hastalarının düştüğü ikilem anlatılırken, ikinci perdede ise akıl hastalarına Shakespeare’in en uzun oyunu ve İngiliz edebiyatının en güçlü trajedilerinden biri olan ‘Hamlet’ oynatıldı.
Ahmet Kaya Anısına

Ahmet Kaya Anısına

Köşe Yazıları
Öyle cigara içen bir insan değilim ben. Ama Ahmet Kaya'nın kimsesiz yüreklerden yaratılmış sesini duyduğum an dayanamam. Kimsenin olmadığı yere bir mülteci kırılmışlığıyla sığınır, Cigarayı da şu şerefsiz dünyayı da aklımla yakarım. Derken O, ''Uçurtmam tel örgülere takıldı, Hani benim gençliğim Anne '' demeye başlar. Ben ağlarım. ''Erkekler ağlamaz'' diyenlere inat ağlarım. Ahmet Kaya'nın şereften ve onurdan yapılmış hayatına ağlarım ben. Onu dinleyip de ağlamayan bir erkek tanımam Kadın da tanımam. Dağ, taş, ağaç, kuş, toprak, börtü böcek de tanımam. Gariban halkının yok sayılan dili uğruna koca bir ülkeden yapılmış zihniyete kafa tutuşuna bir sevgiliye sarılır gibi sarılım ben. Bir sevgiliye hayran olur gibi hayran olurum. Yarabbi bu nasıl bir yüre
Hayata Dair

Hayata Dair

Köşe Yazıları
Çocuklarımız, hayatımızdaki en önemli varlıklarımız, geleceğimiz, umutlarımız, hayatımızın en önemli parçasıdırlar. Bizi biz yapan, geleceğe umutla bakmamızı sağlayan, yaşama sevincimizumut ışığımızdırlar. Bizler için son derece önemli olan çocuklarımızın kişilik gelişiminin büyük bir kısmı çocuk yaşta aile tarafından verilir. Çocuk; yürümek, konuşmak gibi şeylere ek olarak görgü kurallarını ilk defa aile içinde öğrenir ve uygular. “Hiç kimse iyi ya da kötü bir insan olarak doğmaz.Ebeveynlerin, çocuklarıyla olan iletişimlerine çok dikkat etmeleri ve gereken eğitimi vermek için ellerinden geleni yapmaları, çocuklarının eğitimleri, sosyal aktiviteleri için yeterince zaman ayırmaları gerekir.” Öncelikle çocuğun; Empati duygusunu geliştirmeleri,  toplumun diğer bireylerinin de ihtiyaç
Gürültünün Kalbinde Yaşıyoruz Sessizce

Gürültünün Kalbinde Yaşıyoruz Sessizce

Köşe Yazıları
Hayata neyle başlarsak başlayalım elimizde çok az şey kalıyor çünkü bir timsahın ıslak gözlerinde dönüyor dünya. Nihayet akşam olmuş, karanlık her yere ulaşmıştı. Standart cihazların standart insanlara dönüştüğü bir dünyada herkes varoluş sancısı çekiyordu. Kimisi otuz saniyelik bir zamanda yaratıyordu kendisini kimisi de üç ya da beş kelimeden yaratılıyordu. Gökyüzünde kaybolmuş bir kuşun içindeydi dünya. Sahici bir şey göremeyen ve söyleyemeyen bir kalabalığın içindeymiş gibi hissediyordum. Bu saçma his yüzünden kafamın içinde yaşamak yaşam tarzım olmuştu. Üzün süredir kafamın içindeyim. Bir vakit sonra insan kendi kafasından da sıkılır. İnsan görmek istiyordum. Kendimi büyük bir denizin etrafında gezinirken buldum. Onlarca bank yanyana sıralanmıştı, her birinin aras
Kabine Değişikliği

Kabine Değişikliği

Köşe Yazıları
Her ne kadar.. Erdoğan-Yıldırım arasındaki görüşme ulusal medya tarafından ''sürpriz'' diye lanse edilse de bir önceki yazımda (Kılıçdaroğlu'nun Yürüyüşü) Erdoğan ve kurmaylarının çok ciddi bir istişare yapacağını belirtmiştim. Nitekim belirttiğim günden dokuz gün sonra istişare oldu; Hükümet değişti. Birçok bakan koltuğunu kaybetti. He canım he, onore edildiler.. Hatırlatmakta herhangi bir beis görmüyorum. Bizim Bingöl'ün kadim Bakanı Cevdet Yılmaz da zamanında Bakanlık makamından alaşağı edilip Başbakan yardımcılığı makamıyla onore edilmişti! Bingöl'ün ileri görüşlü kesimi de heyecanla karşılamışlardı bu makamı. Biricik Bakanımız şuanda kabine dışı. Hayırlı olsun.. Adalet Bakanı değişti - Bekir Bozdağ neden gitti? Cinsel istismar tasarısını (15 yaşından küçük kızların evlen
Bütün İnsanlara Eşit Uzaklıktaydı

Bütün İnsanlara Eşit Uzaklıktaydı

Köşe Yazıları
Daha önce hiç görmediğim, bilmediğim ve gelmeyi hiçbir zaman planlamadığım bir ülkenin güzel bir parkında, bir bankta oturmuş Sartre'nin ''Bulantı'' romanını okuyordum. Sartre'nin,sembollere teslim olmuş dünyaya ve eşyalık duygulara hapsedilmemizle ilgili garip tespitlerini okudukça istemsiz bir şekilde gökyüzüne bakma gereğini duydum. Ve ben göğün sonsuz ve tekdüze maviliğine bakmaya koyulmuşken... (mavi olduğuna bizi kim ikna ettiyse artık) Yirmili yaşlarda, bir altmış boylarında, renkli gözlü, her gün spor yaptığı iri göğüslerinden belli olan bir kadın güleç bir yüzle; -Privet (Merhaba).. diye selam verip yanıma oturdu. Doğu Avrupa kadınının güleç yüzünü ve insanseverliğinin bizim Ortadoğu hatta müslüman erkekliğinde 'orospu' diye karşılandığını düşündüm o an. Doğrusu mahcup
Medeni Hatırlatmacılık

Medeni Hatırlatmacılık

Köşe Yazıları
Tarihsel olarak medeniyet, coğrafi alan ve buna bağlı olarak insan topluluklarının emeklerinin sonucunda vücut bulmuş her türlü temel ihtiyaç doğrultusunda şekillenmiş buna bağlı olarak yine her türlü araç-gerecin, bilginin kaynaklık ettiği devasa bir kavramdır. Medeniyetin ne olduğunu “insan” kavramı ile de anlamak mümkündür. Fakat tanımlamak bakımından insan, medeniyetin ne olduğu konusunda yeterli bir kavrayışa sahip mi ya da yeterli bir anlayış getirebilir mi bilemiyoruz. Çünkü medeniyet, bir “doğrultu”dur. İlerler. Aksamaz. Bu yanıyla medeniyet kavramının sürekli bir şekillendiriciliğe sahip olduğuna inanabiliriz. Kavram olarak medeniyet, medenî sözcüğüyle daha iyi anlayabiliriz. Medenî; umumî anlamda görgülü, terbiyeli, kibar gibi anlamlarda kullanılır. Özel anlamda medenî i
Kılıçdaroğlu’nun Yürüyüşü-Suriyeliler-Bingöl Belediyesi

Kılıçdaroğlu’nun Yürüyüşü-Suriyeliler-Bingöl Belediyesi

Köşe Yazıları
Kim ne derse desin.. Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşü  son yıllardaki en büyük muhalif eylemdi. İktidara karşı büyük bir medyan okumaydı. AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurmaylarıyla birlikte ciddi bir istişare yapmasına vesile olacaktır. Kim ne derse desin.. Bu bir adalet yürüyüşü değildi. Toplumun genelini ilgilendiren bir eylem hiç değildi. Daha çok kendilerini entelektüel diye tanımlayan ve toplumun bir basamak üstünde bulunduklarını iddia eden kesimin çıkarını  ilgilendiren bir eylemdi. Bu kesinlikle TOPLUMUN adalet yürüyüşü değildi. Şayet öyle olsaydı, Kılıçdaroğlu ve ahalisi İstanbul’a değil de Roboski’ye doğru, 18 yaşından küçük onlarca çocuğun paramparça olduğu Şırnak topraklarına yürürdü. Kılıçdaroğlu ve ahalisi İstanbul’a değil de 12 yaşındaki Ceylan Ö